Kemalist Öğretmen MİNE BÜLBÜL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kemalist Öğretmen MİNE BÜLBÜL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2017 Perşembe

"ANITKABİRİMİZ" Kemalist Öğretmen: MİNE BÜLBÜL

ANITKABİRİMİZ
 Kemalist Öğretmen MİNE BÜLBÜL
            ANKARA TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi sitesinde yayınlanan ve medyaya düşen haberlere göre; 
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11.05.2016 tarihinde Anıtkabir  Koruma Amaçlı İmar Planı   değişikliklerine ilişkin meclis kararının planları 1 yıl sonra askıya çıkmıştır.
            TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşı olarak yapılan veya yapılacak olan bu değişikliği açık ve net bir şekilde RED ettiğimi  ilan gereğinin muhatap kurumlar tarafından yapılmasını, açıkça, ilanen TALEP  ve ARZ etmekteyim.
Gerekçem ve gerekçemiz;
            Türk Milleti olarak her derdimizde her başımız sıkıştığında Anıtkabire gidip sesletmeden dert yanarız, içimizi döker, içimizden ağlarız.
            ANITKABİR de toparlanarak  dilek ve isteklerimizi bizi yegâne anlayan kişi olan ATATÜRK'ümüze bildirir, fakrı zaruretimizi dile getiririz. Çünkü bizi en iyi O anlar, O sever, O korur, bu bilinç bize yaşamımızla yerleşmiştir, damarımızdaki kan gibi, içimizdeki can gibidir. 
ANITKABİR kendimizi bulduğumuz, kendimiz olduğumuz yerdir. Anıtkabir; biz TÜRK MİLLETİ için 'Ulus'tur, 'Egemenlik’tir, 'Türklük’tür, 'İstiklal'dir, 'Hürriyet'tir, 'Vatan'dır, 'İstikbal'dir. 
            ULUSAL BAYRAMLARIMIZ'da mutlaka, özgürlüğümüzün ve çağdaşlığımızın önderi olan ATATÜRKÜMÜZÜ ziyaret eder, şükranlarımızı sunarız. Bu bütün Ulusum ve şahsım adına ekmek su kadar elzem bir  yaşamsal bir ihtiyaçtır. 
ANITKABİR, MİLLETÇE verilen KURTULUŞ savaşımızın ve   dünyada TEK  olan nadide  Türkiye  Cumhuriyetimizin  Kurucusunun Ebedi İstirahatgâhıdır, tüm dünyaya mal olmuştur.                       
            Dünya tarihi için emperyalist karanlıkları  aydınlatacak bir  güneşin yattığı kutsal mekânımızdır, abidemizdir.  Dünyadaki bütün büyük adamların Anıtmezarları nasıl bir titizlikle korunuyorsa! bir o kadar titizlik ve incelik gerektirir ve bu yapılmak zorundadır. Bu gün  yaşayan hükümet yetkililerinin masrafları bütçeye getirdikleri yük açısından bütün dünyanın diline pelesenk olmuşken, mali yetersizlik bahanedir,  abestir, tümüyle KEYFİYETTİR.
            Bu konuda hiç bir kurumun kuruluşun, partinin derneğin hakkı bir  tek T.C Vatandaşının HAKKINDAN DAHA YÜKSEK değildir.
Anıtkabir ve çevresinin imar planı değişikliği önceden usul dışında bir kaç mecburi değişiklik  yapılmış ise de, bundan sonra TAŞ DUVAR sınır olmak üzere;
            İçeride, herhangi bir yapısal duruma meydan verecek, yapıyı  gölgeleyecek, ticari yapı, oyun parkı,  satış alanı gibi, uhreviyatı zedeleyecek,

            Dışarıda, kat irtifasının yükseltilmesi ile  veya herhangi imar plan değişikliği ile yapıyı boğmak binalar arsına sıkıştırmak suretiyle, verilecek izin yenileme, değişiklik  ile ilgili,      yapıların  yapılmasını  şahsım ve T.C vatandaşları adına, tümüyle RED ediyor,  bu plan değişikliğini bütün dünya önünde kınıyor, aksi halde meşru müdafaa hakkımız ANITKABİR üzerinden, taraf icra organına ilanen, gereğini bilgilerinize ARZ ve TALEP ediyor ve ediyoruz...

5 Temmuz 2017 Çarşamba

CUMHUR'UN CUMHURİYETİ

CUMHURUN CUMHURİYETİ
M. K. ATATÜRK 19 Mayısta  Samsun'a çıktığında Osmanlı zulmü altındaki Türk Halkı kendi içinde gizli bir CUMHURİYET  tohumu saklıyordu.
Havza da bu birbirine bağlı fedakâr vatan sevdalılarını gördü ve sonra Ankara'da bu kendi imkânları ile içinde Cumhuriyet saklayan yapıyı önce kitaplardan okumuştu Ankara'ya geldiğinde üstü küllenmiş ancak hala sıcak, hala kor ateşle için, için yanan yapıyla karşılaştığında umutlar yeşermeye başlamış güneş ufukta belirmeye başlamıştı.
Ahiler iç Anadolu da toprağın tohumu sakladığı gibi saklıyor uygun ışık ve su kaynağında yeşermeyi serpilmeyi büyümeyi bekliyordu. Osmanlının çürümüşlüğüne karşın yapılan gizli antlaşmalara  karşı,  Hürriyet ve İstiklal uğruna bir hiç olmayı göze alan Vatan Evlatlarından biri sadece biri olan,
Çanakkale  Kahramanı M. Kemal ile kanlanacak can  bulacaktı.
Cumhuriyeti halkın ta kendisi kurar. Cumhuriyet bir halkın yüreğinde gizli belleğinde Önderimizin deyimi ile dimağında yaşar. Cumhuriyet halkın kendinde yaşayışında duyularında karakterindedir.
Lider ancak öncülük eder güç verir, hız verir, derler, toparlar hedefe odaklanmasını sağlar, içindeki cevheri açığa çıkarır.
Biz el ele tutuşup birbirimizle dayanışamıyorsak hiç kimse bir çare bulunmasına olanak yoktur.
Parlattığınız isimler, ancak bizlerin fakrı zaruretinden fayda sağlar. Bu bugünkü düzenek siyasilerin hepsi için aynıdır.
Meral'i Ümit i Metin' i Ayşe'si Ali'si ve diğerleri, yenisi, eskisi.
Hepsi üç aşağı beş yukarı birbirinin aynısıdır.
İğfal edilmişte olsa elimizde İrfanla kurulmuş, kanla yazılmış;
Cumhuriyetimiz var.
Ve yapacağımız tek şey 'aslımıza dönmektir'.
Cıvık, derişik maddeler gibi 'O' olmadı 'Bu' 'Şu' olmadı 'Bu yerine;
Kenetlen bütünleş, kendin Varol.

25 Nisan 2017 Salı

GERİ DÖNME, ASIL!.. (Belge & Haber: TAKVİM-İ VAKAİYE, 11 Nisan 1920)

GERİ DÖN-ME, ASIL!..
11 Nisan 1920 tarihinde neredeyse o günlerin resmi gazetesi diyebileceğimiz Takvimi Vaka-iye'nin haberine göre Anadolu da meşru vatan savunması için örgütlenmeye başlayan Kuvvayı Milliye başındaki M. Kemal ve arkadaşları hakkında çıkan Ferman Şeyhülislam tarafından da onanmış, çoğaltılıp yunan ve İngiliz uçakları ile Anadolu'nun her köşesine havadan atılmıştı. Fetvada M. Kemal ve arkadaşlarını  koruyan yerini bilip söylemeyen ihbar etmeyene de aynı ceza öngörülüyor valiliklere, memurlara, vatandaşlara Allah'ın Dünyadaki temsilcisi halife sıfatı, bütün bir dünyanın düzenleyicisi ve Osmanlı devletinin bekası gereği, vurgulanıyordu. O günlerde tamamıyla İngiliz baskısı altındaki Osmanlı Padişahı  İslam'ın Halifesi Mehmet Vahideddin Damat Ferit Paşa Hükümeti bulunuyordu.
Bu günlerde gazetelerimizden ve icra hakkını elde eden idarenin de dilinden düşürmediği Osmanlı Halifesi Vahideddin'in adının sık sık anılması bizi  geriye dönüp hafızamızı yoklama veya bilgileri yeniden kontrol etmeye teşvik ediyor.
Neden bu kadar sık geriye dönmek zorunda kaldık, mantığımız ve hafızamız eşliğinde yeniden düşünmemiz gereken nedir ?
Bu çağda Osmanlı övgüsünün, hatıratının bize getireceği fayda nedir?
Son anayasal ve yönetimsel değişiklikten sonra kendi kendini yönetme yada  yönetebilme hakkımız, kişi hak ve özgürlüklerine getirilen yeni düzenlemeler ile nereye doğru eviriliyor?
Balkon konuşmaları sırasında memleketimizde kaldırılan idam yasasının, hatibi teşvik etmek üzere konuşlandırılmış gurup idam çığlıkları bizleri ve memleketi nereye doğru götürmeyi planlıyor?
15 temmuz kalkışması araç edilerek aslında ne amaçlanıyor?
evrensel kuralları bile hiçe sayacak geriye dönük suç istinadının düzenleyicileri sesiz kalanları ve hatta teklif getirmekle taltif edilenleri hangi zümre?
ve hatta muhalefet görevi olarak addettiği yandaşlığı  imar ederken bindiği dalı kesen nasıl bir mantaliteyle hareket ediyor?
bunları tek tek incelemek bu günden yarına ders çıkarabilmek hiç bir olayı hesaba katmadan steril bir şekilde olayları yordayabilmek MAKSADA nail olmak için yeterli midir?
yoksa  geriye mi dönelim!
MİNE  BÜLBÜL

3 Nisan 2017 Pazartesi

"Türk Demek: Türkçe Düşünmek, Türkçe Konuşmak ve Türkçe Yaşamaktır. Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene..." Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK

SÖZÜN (VECİZE'NİN) ORİJİNALİ: 
"Türk Demek: Türkçe Düşünmek, Türkçe Konuşmak ve Türkçe Yaşamaktır. Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene..." 
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK


"geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer" EREĞLİ (Konya)'NİN TARİHÇESİ

EREĞLİ (Konya)'NİN TARİHÇESİ

Ereğli adı; Bizans İmparatoru Herakliyüs adı ise Yunan mitolojisinde yarı tanrılaşmış bir kahraman olan Herakles`ten gelmektedir.

''Herakliyüs'' kelimesi zaman içinde Türkçe'nin ses yapısına uygun olarak; Herakle - İrakle - Eregle - Eregli - Eregliyye - EREĞLİ şeklini almıştır.
Evliya ÇELEBİ SEYAHATNAME sinde ise Alaattin KEYKUBAT' ın Ereğli` den bir sefer dönüşü geçerken Peygamber Pınarı denilen (şu anda Akhüyük köyünde bulunan) çamurun ,.yaralı askerlerinin yaralarına şifa olduğundan dolayı buraya ERKİLİ (Ereğli ) dediği için adini buradan aldığı yazılır.Ereğli İç Anadolu ile Çukurova arasında geçit bölgesinde bulunduğu için pek çok devletin egemenliğine geçmiş, tarihte önemli savaşların merkezi ve geçit güzergahı olmuştur. Anadolu'da M.Ö. 3000 ve 2000 yıllarında bir çok şehir devleti kurulmuştur. Önce Hititler tarafından kurulan Tuvana Krallığı (Tyana'Heraklia) da bu şehir devletlerinden biri olup, 1200-742 yılları arasında merkezi Ereğli olmak üzere hüküm sürmüştür. Bu krallıktan günümüze Kral Warpalavas'a ait İvriz Köyü (Aydınkent) kaya kabartması kalmıştır. Tuvana Krallığı'nın yıkılmasından sonra Asurluların egemenliğine geçen Ereğli pek çok savaşa şahit olmuştur. Ereğli M.Ö. 64 yılında bütün Anadolu ile birlikte Romalıların eline geçmiş 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma (Bizanslılar) İmparatorluğunun sınırları içerisinde kalmıştır.Arapların Doğu Roma İmparatoru Heraklius'u yendikleri Yermük savaşından sonra Adana ve Tarsus'tan Toroslara kadar ilerleyen Hz.Ömer Bizans akınlarına karşılık İç Anadolu'ya yapılan akınlar sırasında Ereğli'nin gelirinin Beytül Mal'a gönderilmesini Bizans'a kabul ettirmiştir. Abbasi Devletinin zayıflamasıyla tekrar, Bizans hakimiyetine geçen Ereğli'yi Bizanslılar bir üst olarak kullanmışlardır.Ereğli Malazgirt Savaşı'ndan altı yıl sonra (1077) Kutalmışoğlu Süleyman Şah .zamanında Anadolu Selçuklularının eline geçmiştir. Karamanoğlu Mehmet Bey, 1276 yılında Konya'yı alarak Karamanoğulları Beyliğini başkent yaptı ve Ereğli bu Beyliğe bağlanmış oldu.1398'de Osmanlı topraklarına katılmışsa da daha sonra ki zaman sürecinde Karamanoğulları ile Osmanoğullları arasında el değiştirmiştir . 1457 yılından itibaren kesintisiz olarak Osmanlı yönetimine girmiştir. Osmanlılar zamanında Ereğli'ye bir çok vakıf, camii, kervansaray, türbe yapılmıştır. Ulu cami, Rüştem Paşa Kervansarayı, Şifa Hamamı kullanılmaktadır. Milli Mücadele döneminde Adana ve çevresini işgal eden Fransızlar, Akdenizi Anadolu'ya bağlayan yol üzerinde bulunan Ereğli'yi işgal etmeyi planlamıştır.Ancak Ereğli Guvarnörlük'üne yazılan bir mektubun Ereğli postanesinde ele geçirilmesiyle işgal planı anlaşılmış, Niğde'de bulunan 126 Alay Komutanı Alb. Rüştü Bey Ereğli'de Kuva-i Milliye'yi kurmuş, Ereğli'yi işgale gelen bir Fransız Yüzbaşısı ve emrindeki askerlere bu fırsatı vermemiştir. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Konya iline bağlı bir ilçe olarak örgütlenmiştir..

Sınırlı Sorumlu "SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatiifi" ve Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Kurduğu Kadim Kurumun Güncel Başkanı, AYHAN ÜNGÖR & Kemalist Öğretmen MİNE BÜLBÜL

CUMHURİYETİN İLK TÜKETİM KOOPERATİFİ

“SINIRLI SORUMLU ANKARA MEMURLAR TÜKETİM KOOPERATİFİ”
Mustafa Kemal ATATÜRK (Cumhurbaşkanı), İsmet İNÖNÜ (Başbakan), Abdülhalik RENDA (TBMM Başkanı), Celal BAYAR (Başbakan) ve Mareşal Fevzi ÇAKMAK (Genelkurmay Başkanı) tarafından 21 Nisan 1925 tarihinde Cumhuriyetin Başkenti Ankara'da kurulan “Ankara Memurları İstihlak (Tüketim) Kooperatifi” memleketimizde düzenli bir çalışma gösteren ilk ciddi kooperatiftir. Şu anda Ayhan ÜNGÖR Başkanlığında Ankara da; Tarihi amaçları doğrultusunda faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. (*)
Atatürk’ün direktifiyle çıkan 25 Mart 1925 gün ve 586 sayılı Tebliğle, kooperatife 4.000 memur ve hizmetlinin bir aylık maaşlarının yarısının, bu kişilerin hesabına kooperatife avans olarak ödenmesiyle oluşturulan 168.246 TL sermaye sağlanmıştır. Devletin yardımcı olmasıyla sağlanan avans altı ay sonra faizi ile beraber geri ödenmiştir. Bu çalışma kooperatifi başarıya götüren nedenlerin ilki olmuştur.
Atatürk’ün ölümüne kadar büyük bir özveri ile örnek çalışmalar yapan kooperatif ilk bilançosunu 1926 yılında 115.000 TL karla kapatmıştır. Bu rakam 1933 yılında kurulan Halk Bankası’nın kuruluş sermayesi olan 25.000 TL’nin 4,5 katıdır. Sonraki yıllarda çeşitli nedenlerle bu tarihi oluşum sona ermiştir. Bütün hesap ve işlemleri üyeleri ve halka açık olan "kooperatifçiğin temel ilkesi açıklık, saydamlık ve şeffaflık presibine" sadık, saygılı ve bu konuda, tam bir iyi niyet ve samimiyetle hareket eden; "SINIRLI SORUMLU ANKARA MEMURLAR TÜKETİM KOOPERATİFİ" nin:
http://koop.gtb.gov.tr/haberler/cumhuriyetin-ilk-tuketim-kooperatifi
Link'inde yer alan galeriden Osmanlıca ve Türkçe olmak üzere 1925 ve 1926 yıllarına ait mizanlar, kurucuların imzaları ve fotoğrafları ile kooperatif binası incelenebilir.
SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi MERKEZ BÜROSU Ulus, ANKARA 
SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı
AYHAN ÜNGÖR
 
SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı
AYHAN ÜNGÖR
 
Uzman Öğretmen Mine BÜLBÜL
"SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi" Asıl Üyesi

SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı
AYHAN ÜNGÖR
 

SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı
AYHAN ÜNGÖR
 
SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı
AYHAN ÜNGÖR
 

SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı
AYHAN ÜNGÖR ve Gazeteci, Araştırmacı - Yazar Mustafa Nevruz SINACI 
Uzman Öğretmen Mine BÜLBÜL
"SS Tarihi Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi" Asıl Üyesi
(*) Ayhan ÜNGÖR (SS Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi Başkanı)              
1936'da Tokat İli, Niksar ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Niksar'da, liseyi Sivas'ta okudu. 1955 yılı mezunudur. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Makine Bölümü'nü 1960'da bitirdi. Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünde Makine Şube Şefliği, Müdür Yard. ve Müdür Vekilliği yaptı. Bakanlık tarafından Almanya'ya gönderildi ve 2 yıl Makine konusunda ihtisas yaptı. GOETHE Enstitüsü'nde 6 ay lisan kursuna katıldı. Yurda döndükten sonra Köy İşleri Bakanlığı'nda Ankara Kooperatifler 6. Bölge Müdürlüğü'nde önce Baş Mühendis olarak, sonra da Bölge Müdürü olarak görev yaptı ve 25 yılını doldurunca emeli oldu. Emekli olduktan sonra Vakıflar Bankası TÜRKTUR AŞ. Genel Müdürlüğü yaptı. Daha sonra ORÜS Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Bu arada Önce Ankara Tokatlılar Vakfı Başkanlığı sonra da Ankara Niksarlılar Derneği Başkanlığı yaptı. Halen, Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşları tarafından kurulmuş olan Tarihi “Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi” Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.