8 Nisan 2017 Cumartesi

BARIŞ ( İLK ADIMIM) Mine BÜLBÜL, Kemalist Uzman Öğretmen

BARIŞ ( İLK ADIMIM)
Mine BÜLBÜL,
Kemalist Uzman Öğretmen
Bir telefon sesi ile sorumluluk duygum görev bilincim ve toplantılara karşı duyduğum büyük tutku harekete geçmiş kendimi sosyal söyleşilerin lafazanlıkların dan koparıp Kızılay’dan Ulus'a doğru gitmek üzere otobüse atıvermiştim. Elimdeki, adres Işıklar caddesini gösteriyordu. 
Ankara'nın yıllanmış artık dar gelen cadde ve sokakları hiç alışkın olmadığı beni, karşılıyordu. Küçük esnafların, dükkânların önünden geçerek yapı numaralarına dikkat kesildim ve bana verilen adresin yerini buldum.
Dar ve sert merdivenleri çıkarken bir yandan da iç kapı numarası arıyordum. Gözlerim önüme çıkan sağlamlığı tartışılacak bu iç kapıda sarı pirinç levha paket bantları ile tutturulmuştu. Hemen ardından levhadaki ATATÜRK ismi gözlerimin fal taşı gibi açılmasına yüreğimin çok başka bir farkla çarpmasına sebep olmuştu. Kendime geldikten sonra bu levhayı bir solukta okumuş heyecandan donakalmıştım.
Kapıyı çalamadım. Elimi kapıya dokun durabilmek için sanki bir ruhsal abdest, tinsel bir arınma 
gerektiğini hissettim. Öğretmenliğim dolayısıyla her hafta en az iki kere saygı durduğum komut sesiyle başı önde ve dik hareketsizliğimle başlayan saygı duruşu şimdi yüreğimin fark tığıyla başlamıştı.  Saniyeler içinde betimsiz bir hayranlık saygı; yaşamımın bana verdiği şansla tüm benliğimi kaplamış duraklamış ve zamanı olabildiğince uzatmıştım.
Karşımda kocaman eşi benzeri olmayan, tek, nadide, biricikliğiyle bir Örgüt duruyordu ve bu Atatürk’ümüzün eli, aklı duyuncu iradesiyle kurulmuştu. Dokunmaya bile korkarak özenle kapıyı tıkladığım da zaman 27 Mayıs 2016’ saat 14:00’yi gösteriyordu.
Bu kısa zaman süren saygı diliminde beynimde bir şimşek şöleni yaşıyordum. Beynim renk ışık ses ve cümbüşü içinde ne yapacağını şaşırmıştı. Bütün hayatım boyunca öğrenebildiğim sav sözler bir ışık patlamasıyla beynime yayılıyor, bir müddet esir aldıktan sonra hemen ardı sıra yerini ötekine bırakıyordu. İçinde bulunduğum bu şölen ile yarım asırlık yaşamımın aydınlandığını onca başkaldırımın bir ödülü gibi dans ediyordu.
Levhada;
SS ANKARA Memurlar Tüketim Kooperatifi” yazıyordu.
Bir şimşek bana:
---‘Yurtta barış dünyada barış’ dedi,
---‘Cumhuriyet bir Fazilettir’ dedi,
---‘Bir elin nesi iki elin sesi var’ dedi,
Peki sizce başka neler dedi? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme